Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Kısacık bir zamana sığdırılan dopdolu bir yaşam


HASRET GÜLTEKİN
"Hasret Gültekin ile tanışmış ve onunla birlikte bir şeyler üretmiş, paylaşmış olduğumuz için çok mutluyuz.
Özellikle Nisan 1993'teki 'Ege'nin İki Yakası' adlı konserlere Hasret Gültekin gibi yetenekli, usta ve sanatçı sorumluluğunun bilincinde bir müzisyenle birlikte katılmaktan onur duyuyoruz.
Ankara, İzmir ve İstanbul'da gerçekleşen bu dinletilerde seyircinin yoğun ilgisiyle, çiçeklerle uğurlandık. İzmir konserinden sonra Hasret ile birlikte yine kucak dolusu çiçekle Kordon Boyu'na indik.
Hasret deniz kenarında bir süre suya baktıktan sonra; 'Bu çiçekleri burada denize dökülen, yaşamlarını savaşta yitiren tüm insanlar için, Ege'nin iki yakasında ve dünyanın hiç bir yerinde bir daha savaş olmaması dileğiyle denize atalım' dedi. Biz de ona tüm yüreğimizle katıldık ve birlikte çiçekleri savaşlarda yaşamlarını yitiren insanların anısına denize bıraktık. Biz onun tüm konserlerimizde ya sahnede yanımızda olduğunu ya da seyircinin arasında bir yerden bizi izlediğini düşünüyoruz."
Frankfurt, Eylül 1997
PROSECHOS GRUBU
 
"Halk müziğini yaşatmak ve bir sonraki kuşaklara aktarmak halk sanatçıları tarafından sağlanmaktadır. Günümüze değin gerek yapı gerekse çalma teknikleriyle çeşitli aşamalardan geçetrek gelen bağlama halk müziğinde çok önemli bir yere sahiptir. Anadoluda geleneksel şelpe tekniğini batının gitar çalma tekniğiyle birleştirerek bizlere sunan Hasret Gültekin sayesinde bugün yüzlerce müzisyen şelpe çalmakta ve öğrenmektedir. Sanatçılar eserleriyle yaşarlar, Hasret Gültekin'in bizlere tanıttırdığı ve sevdirdiği şelpe tekniği bağlamada bir devrimdir. Kendisini saygıyla anıyor, eserlerini yaşatmanın bir görev olduğunu düşünüyorum."
İstanbul, Kasım 1997
SİNAN ÇELİK
 
[ Alıntılar Egenin İki Yakası kasetinden alındı.]
 
"1987 yılında "Ay ışığı yanyana' adlı calışmamı bitirmiştim. Hasret Gültekin adını o zaman duydum. "Gün olaydı" adli kaset yapmıştı. Kaseti dinlediğimde cok etkilenmiştim. Halk müziğinin sıcak motiflerini ustaca yakalamış ve yorumlamıştı. Kaseti ilk dinlediğimde onun iri yarı ve orta yaşlı biri olarak düşünmüştum. Söyleyiş tarzı ve tok sesi bende o izlenimi uyandırmıştı. Bir gün Hasret'in benimle tanışmak ve görüşmek istediğini söylediler. Görüşme günü karşımda iri yapılı bir insan beklerken tam tersine cok genç ve bıyıkları henüz terlemiş biriyle karşılştım. Hasret'le o gün orada başlayan birlikteliğimiz gelişerek bugüne kadar sürdü. Hasret zaman geçtikçe büyüdü, büyüdükçe de büyük işler yapmaya başladı. Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top ve Musa Eroğlu'na olan hayranlığını gizlemiyor ve bağlamasını onlar kadar ustaca kullanıyordu. ülkemizde uygulanan antidemokratik uygulamalar benim kadar Hasret'i de derinden etkilemisti. Türkülerine kaynaklık eden, onlara zenginlik katan ülkemizin toplumsal gerçeğiydi. Bu gerçekliği geleneksel kalıplar icinde sıkışmış halk müziğini cağdaş bir senteze kavuşturmaya calışarak dile getiren ustaca yorumlayan ender kişilerden biriydi. Cağdas halk müziğinde yeniliğin sevdalısıydi. "Newroz" isimli Kürtçe bir kaset de yapti. Kürtce ezgileri enstrumantal olarak yorumlayan ender sanatçılardan biridir. Bu kasette 3 telli sazla gelistirilmis "şelpe" ismini verdiği yeni bir yöntem geliştirmişti."
FERHAT TUNÇ
   
 
2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Oteli'nde kara yobaz sürüsü tarafından katledilen Hasret Gültekin işçi-emekçilerin uluslararası dayanışma günü 1 Mayıs'da 1971 yılında Sivas İmralı'nın Han köyünde dünyaya geldi. Süleyman ve Hacıhanım Gültekin'in üçüncü çocuğu olan sanatçının ana dili Kürtçe olmasıyla birlikte Türkçe'yi çok özenli kullanmıştır. Minik Hasret daha 6 yaşında iken ölümüne dek en büyük dostu olacak olan bağlama ile tanışıp çalmaya başladı. Girdiği Kadıköy Anadolu Lisesi'ni yarıda bıraktı. İlk resitalini Kadıköy Moda Sinemasında verdi ve ilk albümü "Gün Olaydı"yı 16 yaşında çıkardı. Bundan iki yıl sonra Saltuk Müzik'ten çıkardığı "Gece ile Gündüz Arasında" adlı albümü ile sadece sesi ile değil bağlama ve şelpe tekniğiyle türkü dostlarının beğenisini kazandı. Türkülere kattığı duygu dinleyicileri büyülemeye yetiyordu. Abuzer Karakoç, Âşık Nurşani, Gani Nar, Lütfü Gültekin, Emekçi, Hozan Şahin, Nilüfer Akbal ve Şivan Perver'in albümlerine de yönetmen olarak imza attı. Bu albümlerle bu kadar genç yaşta iyi bir müzik yönetmeni ve aranjör olunabileceğini ispatladı. 1991'de "Rüzgarın Kanatları"yla birlikte sanatını bir adım ileri götürdü. Ölümünden sonra da Kalan müzik tarafından "Seçmeler" adlı albümü ve Nisan 93'de çalışmalarını Almanya'da sürdüren Yunan Rambetiko grubu Prosechos ile birlikte verdiği "Ege'nin ik yakası" adlı konserdeki bazı şarkılardan oluşan ve aynı adı taşıyan albüm Hasret Gültekin Kültür ve Sanat Merkezi tarafından yayımlandı. Sanatçı ayrıca sayısız uluslarası festivalde Türkiye'yi temsil etti. Bütün bunları sadece 6 yıla sığdırmayı başardı.
1991 de Yeter Gültekin'le evlendi ve 1993'de daha çocuğu Hasret Roni doğmadan Pir Sultan Abdal Kültür Festivaline katılmak üzere gittiği Sivas Madımak Oteli'nde yobaz sürüsü tarafından katledildi.
Seni kelimelere sığdırmak çok zor...

HASRET GÜLTEKİN'İ SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...
ANA SAYFA